bahane ile ilgili sözler
1. Bahane, gerçek duyguları gizlemek için klas bir perde gibi.
2. Kıymetli zamanın bahaneye pol (pol) bakan elinde kaybolur.
3. Düşüncelerin sönmesinin sebebi, çoğu zaman bir bahanedir.
4. Bahane, insan ilişkilerinde derin yaraları örtmek için sıklıkla kullanılır.
5. Gerçek bir soruna bakmak yerine bahane bulmak, kişinin farkındalık seviyesini düşürür.
6. Bahane, insanın kendini meşrulaştırma çabasında kullandığı ahlaki bir araçtır.
7. İçsel yanskınlığı hafifletmek için bazen bahane kendini en iyi savunma biçimi olur.
8. Bir bahane, çoğu zaman geçmişteki hataları unutmamak için tartışmasız bir yöntemdir.
9. Bahaneler, aynı sazla çalındığında her günün tekniği haline gelir.
10. Gerçekle yüzleşmek yerine bahane üretmek, kişinin iç huzuruna engel olur.
11. Bahane; bir nedeniyle başarıya ulaşmak için kullanılmışsa, başarı yetersiz kalır.
12. Bir insanın en güçlü savunucusu, çoğu zaman hatasını gizlemek için seslenir.
13. Bahane, bazen bir kişinin duygusal boşluklarını doldurmak için başvurduğu bir geçit olur.
14. Hayatın farkında olmayanları için bahane, gerçek duyguların kapısını kapatır.
15. Somut bir problem yerine sahte bir bahane tercih edildiğinde, sorunun çözümü gecikir.
16. Bazen bahane, hatanın karşı taraf üzerindeki etkisini azaltmak için kullanılan nazik bir kalkan gibidir.
18. Gerçek motivasyonu içindeki bahaneler, hislerin yolunu bulmasını engeller.
19. Deyilen bir bahane, insanların gerçekleri net görmesini önleyen bir perde gibi.
20. Bahane, kişinin içgüdülerinin kusurluluk yerine geçici akıl yürütmeye yönelmesiyle ortaya çıkar.
21. Sürekli bahaneler üretmek, kişinin gerçek çabalarını gölgede bırakır.
22. Bahane yapmak, çoğu zaman kendi özsaygısını yavaşça zayıflatır.
23. Gerçek bir çözüm yerine geçici bir bahane, sürdürülebilir başarıya engel olur.
24. Bahane, bazen insanın kendi sınırlarını keşfetmesine engel olabilecek engelin yalnızca adıdır.
25. Hesapta tutulan gerçekler, bahanelerin gölgesinde yıkılır.
