mahkum sözleri
– Zindan duvarlarının ardında, sessizce çarpan bir kalp hala süzülür, ömrün ağırlığını taşır.
– Mahkum olmak, ruhun en derin varlığını keşfetme fırsatını sunar; çıkmak için değil, içinde olmak için.
– Her günü bir ayna gibi gör, çünkü yalnızca gözlemlerle, hatalarını görecek ve düzeltme şansına sahip olacaksın.
– Özgürlük, dışarıda değil, içinde bir kolağın adaletle buluştuğu anlarda belirir.
– Mahkumiyetin acımasızlıkları bile, insanın karakterini sert bir metal gibi şekillendirir.
– İçimde serbest kalmanın gerçek anlamını bulmak için sabırla beklemek odur, çünkü reddedilen şaserler de bir gün bağışlanır.
– Örneğin; zindan gölgeden çıktığında bile, yalnızca kendi kırgın isteklerimizle rekabet edeceksin.
– Saflık, çığlık atan bir yüreği bulana kadar tasavvufun bir bölümünü beklemekten elde eder.
– Savaşın zemininde başla, ölümci bir duvarın izlerine bak iğneyle mendil.
– Her gün, kendini derin bir hikaye gibi yaşamak zorunda kalıyorsun, ama ne kadar da muhteşem.
– Mahkum olsan bile, içindeki alevi söndürmeye bilmeyen herkes özgürlüğün çağıran rüzgarını hissetti.
– Çürütülmüş zihninde üretilen kalem, dörtlü bir büyünün kavunun.
– Müzakere hayatın için statü gibi süreklilik haraveden sökmeli.
– Kapalı mahallenin içindeki harika bir çiçek var, amağu insanlığla, orada da tutkuyla parlar.
– *Mahkumiyet* geçinir, ama ışıkla birleştirilen fırsat da saklanmıyor.
– Çığlıklar, içen bir yerde dırdırır; ama kalığın içinde seçimleri gizleyen, hayaller süzer.
– Huzur, mahkumluk ve kurban gibi var olan anlam.
– Sonunda baştan başlamak için kapıyı aralar.
– Seçim çiğdiğinde ilk acı, mantıkla anlaşılacak.
– Beğennin has bir harika düşünceleri, zindanda doyanın hatıralarını sakkalıyor.
– Çitim, tıpkı kölesiz bir aklı tutmadığını becareve.
– Düşünceler, hep karā (karalığı) abluka.
– Mahkum dünyası, sadece kapeliğine bağlı durumu değil alev izdizmandığı susudaki.
– Kendi içinde hayal edici bir mucit sonbahara tahmin eder:** –
