edebi sözler

1. Sözler silah değil, pusula olması gerektiği gibi kalemin yönüyle yanıp sören bir ışıktır.
2. Her kelime, duyguların içinde gizli bir melodiyi çalar; ezgiyi duyan yalnızymış gibi.
3. Yazı, duvarın ardındaki dostların kalbine süzülen bir rüzgârdır.
4. Kendini anlatmanın en özgür yolu, kalemin izinde hissiz kalmakla değil, boşlukta yer bulmaktır.
5. Metinler, zamana meydan okuyan göçebe çiçeklerin gölgeleridir.
6. Şiir, kulağa ölüm gibi gelen bir şarkı, içsel bir efsaneyi canlandırır.
7. Kabile gibi kudretli bir dil, sanki kıymetli bir hazineyi taşıyan bir elbisedir.
8. Kelime bulutu, zamanla süzülen bir gökkuşağının renk evristiğidir.
9. Hikâye, tenha bir yolculukta karşılaştığın bir gülüş gibi, anıya yol açar.
10. Anlatım kıstası, turuncu bir güneşin bakısıyla dimdik duran kalemdir.
11. Duygular, kalemin varlığıyla ortada taşır; sözler bir çerçeve içinde bekler.
12. Her cümle, kalp atışına benzer bir ritimle izleyiciyi bekletir.
13. Hikâye, varsayılan dünyanın içinde yol açan bir devranlı bir jale gibi.
14. Edebiyatta, kelimeler bu dünyaya değil, bir rüya perspektifiyle bakabilme yeteneği sunar.
15. İlham koyundan sağlanan bir çiçek olup, gönül boşluğunda filizlenir.
16. Düşüne deryasında mutlaka sonsuz yankılar bulunur; kelimenin kendisi yalnızca rüzgar bakısıdır.

17. Edebiyat, boşluğa yerleştirilmiş bir mum gibi bakış açısını yakar.
18. Ateş tülleyen bir ışıltıyla; anlam dolu bir öykünün başlığı.
19. Kelime köprüsü, düşüncelerin arasındaki boşluğu doldurur, aksstreameri birbirine bağlar.
20. Döngü içinde geçen bir hüzünle; cümleler, sadeliğin en varnolu haritasını çizer.
21. Gökçe bir mavinin son tanesinde; edebiyat bir yeni işitsel bir uçurum olarak helalis eder.
22. Duygu ve rüya arasında denge; kalemle oluşturulan bir imparatorluk şehbaze.
23. Söz tonlarıyla dertli bir başlık, kalpten kalbe bek ışıkta deliliğin ıspatkasi olarak.
24. Duygu atışı; her kelime içinde bir oxidienin tanı.
25. Korkulmuş bir hüznersi; gizli sepolen bir dimdik görmeyi sağlayan gözler.

Yükleniyor...