Racon Sözler
Kurtlar Vadisi’ni çok izleyip racon kesmeye kalkanın, gerçek hayatta faturaları ödemeye cesareti yetmez.
Delikanlılık, “Çukur”da tabanca sıkmak değil, gerçek hayatta pazara çıkıp filesini doldurmaktır.
Ezel izleyip “intikam” diye yürüyen, kira günü gelince ev sahibinden kaçarsa raconun hükmü kalmaz.
“Baba” filmi öğretir: Aileyi masada mutlu görmek, en büyük güçtür.
Fast & Furious hızında yaşamak kolay, ama sabah işe uyanmak en zor aksiyondur.
Sokaklarda “Scarface” kesilen, markette kasaya geldiğinde cebinde bozuk arıyorsa racon düşer.
“Breaking Bad” izleyip çete kuracağına, çocuklarına gelecek kur; işte en büyük aksiyon budur.
“Peaky Blinders” izleyip şapka takmakla mafya olunmaz; sabah işe gidip akşam eve ekmek getirmek, en büyük çetedir.
Kurtlar Vadisi’nde masa kurmak kolay; ama mutfakta sofraya ekmek koymak en ağır masadır.
“La Casa de Papel” izleyip banka soyacağını sanan, bankadan kredi ödeyemeyince senaryosu çöker.
John Wick gibi silah kuşanmak marifet değil; çocuklarının gelecek kaygısını sırtlanmak, asıl savaşçılıktır.
Çukur’da mahalleye sahip çıkmak kolaydır; gerçek delikanlılık, evde çocuğunun uykusunu korumaktır.
“Narcos” izleyip kartel patronu hayali kurma; pazarda enflasyona rağmen torbanı doldurabiliyorsan, işte o patronluktur.
Filmlerde dostluk kurşunla ölçülür; gerçek hayatta dostluk, son paranla ekmeği paylaşmakla anlaşılır.
“Gladiator” izleyip arenaya çıkacağını sanan, pazarda domatesin kilosuyla boğuşunca hayatın ringini görür.
Scarface’te Tony Montana olabilirsin, ama gerçek hayatta Tony Montana bile doğalgaz faturasına yenilirdi.
“Fight Club”daki kuralı boşver; hayatta tek kural var: Adamlık Yuva Kurmaktır.
Hızlı ve Öfkeli’de vites atmak kolay; ama sabah 7’de işe yetişmek, asıl hız testidir.
Godfather masada sigara içer, ama gerçek hayatta baba masada çocuğunun yüzünü güldürür.
“Breaking Bad”de imparatorluk kurulur; gerçek hayatta çocuklarına süt almak, asıl imparatorluktur.
Delikanlılık sahnede değil, pazarda elindeki üç kuruşu en iyi şekilde harcamaktır.
Filmlerde kahraman olmak kolaydır; gerçek kahramanlık, evladının elini tutmaktır.
“Sopranos” dizisinde masa büyük olabilir; ama en büyük masa, evde ailenle kurduğun sofradır.
Aksiyon filmlerinde ölümden korkulmaz; ama gerçek hayatta “kira günü” herkesi titretebilir.
Dizideki adamları taklit etmek kolaydır; gerçek racon, hayatını onurluca idame ettirmektir.
Dizi replikleriyle yaşarsın ama gerçek hayatta faturalar “final sezonu” dinlemez.
“Peaky Blinders” izleyip jilet gibi yürümek kolay, ama sabah servisi kaçırmadan işe gitmek asıl delikanlılıktır.
“La Casa de Papel” maskeyle soygun yaparsın, ama gerçek hayatın soygunu pazarda domates fiyatıdır.
“Game of Thrones”’ta taht kavgası izlersin, ama evde doğalgaz faturası geldi mi kışın kimse ejderhasını çıkaramaz.
“Vikings”’te kılıç sallamak kolay, ama gerçek savaş mutfakta boş tencereyle başlar.
“The Walking Dead”’de zombilerden kaçarsın, ama maaş gününe kadar borçlardan kaçamıyorsun.
“Prison Break”’te duvar deler çıkarlar, ama biz kira günü geldi mi dört duvar arasında sıkışırız.
“Narcos”’ta imparator olursun, ama gerçek hayatta kredi kartının limiti patronundan büyüktür.
“Spartacus” arenada savaşır, biz mutfakta tencerede kaynatacak yemek ararız.
“The Godfather” masada sigara dumanıyla karizma yapar, ama evde çocuk “baba sütüm bitti” dedi mi racon susar.
“Sherlock Holmes” her gizemi çözer, ama gerçek hayatta maaşın nereye gittiğini kimse çözemez.
“Matrix”’te mermi durdurursun, ama pazarda fiyatlar karşısında hiçbir Neo ayakta kalamaz.
“Gladiator” arenada ayakta kalır, ama market kasasında sıra beklemek daha sabır ister.
“Süpermen” göklere çıkar, ama gerçek kahraman sabah beşte kalkıp işe giden adamdır.
“Batman” geceleri şehri korur, ama asıl kahraman gece yarısı bebeğini uyutan annedir.
“Harry Potter” büyü yapar, ama en büyük büyü, evin faturasını ödeyip huzurla oturmaktır.
“Joker” güler, ama gerçek hayatta cüzdan boşken gülmek en zor iştir.
“Rocky” ringde yumruk yer, ama hayatta en sert darbe mutfaktaki boş buzdolabıdır.
“Titanic”’te aşk için gemi batırırsın, ama gerçek hayatta aşk faturaları bölüşebilmektir.
“Hızlı ve Öfkeli” sokakta gazlarsın, ama sabah işe yetişmek en hızlı yarıştır.
Gerçek Baba Sözler 🙂
En büyük racon; eve ekmek götürmektir.
Adamlık, çocuğunun gözündeki gururda saklıdır.
Sokakta delikanlılık kolaydır, evde baba olmak zordur.
Evinin direği olamayan, mahallenin kralı olamaz.
Gerçek güç, akşam evine alın teriyle dönmektir.
Çocuğunu uyuturken yüreğin rahatsa, işte o huzurdur.
Paranın büyüğü küçüğü olmaz, helali haramı vardır.
Çocuğuna bırakacağın en büyük miras, onurlu bir soyadıdır.
Delikanlılık, annenin duasında büyür.
Bir adamı baba yapan, soyadı değil sorumluluğudur.
Evine sahip çıkmayan, hiçbir şeye sahip çıkamaz.
Çoluk çocuğun yüzünü güldürmek, en büyük zaferdir.
Çalışıp ter dökmek, en büyük kahramanlıktır.
Sokakta değil, evde babalık yapana adam derler.
Ailesini mutlu etmeyen, milleti mutlu edemez.
Delikanlılık, eve huzur taşımaktır.
Ekmek parası için ter döken adam, şerefini yaşar.
Çocuğunun hayallerine destek olmak, gerçek zenginliktir.
Adamlık; sokakta değil, sofrada paylaşılır.
Helal lokma, en büyük servettir.
Çocuklarına örnek olmak, en ağır yükün adı.
Adam dediğin, sözünü değil; evini yüceltir.
Eve huzur getiremeyen, sokağa racon kesemez.
Baba olmak; soyadı bırakmak değil, güven bırakmaktır.
Çalışmak adamı yormaz; ailesinin yüzünü güldürmek yorgunluğu unutturur.
Delikanlılığın yaşı yoktur; sorumluluğu vardır.
Ailesine kol kanat germeyen, kanat taksa da uçamaz.
Helal para, evin en sağlam direğidir.
Sokağa değil, yuvasına sahip çıkan büyür.
Çalışıp evine sahip çıkanın alnı ak, başı dik olur.
Gerçek delikanlılık, çoluk çocuğun yüzünü güldürmektir.